Sait Çetinoğlu: Pontos’taki Düzmece İstiklal Mahkemeleri ve Yargılamaları

İstiklal Mahkemelerinin arşivleri halen açılmamıştır. Bu nedenle bu “mahkemeler” hakkında bilgimiz neredeyse yok gibidir. Ancak bazı hatıratlarda; Ahmet Emin Yalman, Zekeriya Sertel, Hüseyin Cahit Yalçın… gibi bu mahkemelerden geçen kişilerin yazdıkları kadar ve her dönemin iktidar borazanı basının sanıkları suçlayıcı seri yazılarının satır aralarını okuyarak bilgi edinebiliyoruz. “Mahkeme” hakkında yazılanlar da bu “infaz kurumlarını” meşrulaştırmaya yönelik yayınlar olduğundan herhangi bir objektif karakteri de yoktur. Bu gerçekliği İstiklal Mahkemeleri ile ilgili araştırmamda açıklığıyla gördüm.(1)

Bu yazı, bu “mahkeme” adı altındaki özel infaz kurumlarının Batı Pontos bölgesindeki faaliyetlerine odaklanılmıştır. Türkçede Pontos ile ilgili yazılar sınırlı ve taraflıdır. Birkaç yazı dışında resmi ideolojinin özünsenmesini istediği yönde ve resmi ideolojinin propaganda bröşüründen farklı özellik taşımazlar. Bütünü, Mustafa Kemal’in 1927’de Nutuk’ta anlattıklarından başlayarak günümüze kadar gelen Türk resmî tezi esas olarak 1922’de Matbuat ve İstihbarat Matbaası tarafından basılmışPontus Meselesi adlı propaganda kitabındaki tezlerin tekrarlanmasından ibarettir.(2) 1915 Soykırımında önemli rolü olan Ebulhindili Cafer’in oğlu Gn. Atıf Erçıkan’ın önsözüyle Genel Kurmay’ca yayınlanan kitapta (3) “Pontus Krallığı hiçbir zaman bağımsız olamamış, sırası ile Selçuklulara ve Moğollara vergi ödeyerek, daha sonra Türkmen beylerine kız vermek suretiyle varlığını devam etmeye çalışmıştı” gibi gayri ciddi bilgilerle başlamaktadır.

Başlangıçta her Osmanlı unsuru gibi Pontos’lular da Meşrutiyete oldukça önem atfetmişler ve şu anda Samsun Arkeoloji müzesinde bulunan, Meşrutiyete olan umutlarını, Osmanlılık idealine ve anayasaya bağlılıklarını ifade eden anıtı Anayasa Meydanı adını verdikleri yere dikmişlerdir-bu yerin neresi olduğunu tesbit edemedim. Bağımsızlık fikri meşrutiyete olan umutların tükenişi ve Türkleştirmenin dolu dizgin yol alıp Soykırımların başlamasıyla birlikte filizlenmiştir. Temmuz 1908’de dikilen ve Anayasaya saygıyı ifaden Anıt’ın kaidesinde şu ifadelere yer verilmiştir:

SULTAN ABDÜL HAMİT II HAN GÜNLERİNDE ANAYASANIN İLANI HATIRASINA 1908 TEMMUZ

Araştırmacı Vlasis Ağcidis, olayları ve dönüşümü kısaca şöyle özetler: “O devirde olanların sebebi, Selanik’te 1911 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetinin Selanik kongresinde Anadolu’nun homojelendirilemesi için tasarlanan, İmparatorluğun Hristiyan halklarının fiziksel varlıklarının yok edilmesi veya asimile edilmesi programı idi (4). O zamana kadar Anadolulu Rumlar Osmanlı reformlarını desteklemiş ve İmparatorluğun bütün halklarının ortak Osmanlı düşüne destek vermişlerdi. Demokratik olan bu düş, yurttaşların insan haklarını merkezine alarak, halklara karşı olan dinsel ve etnik ayrım baskılarına son veriyordu. Fakat Tanzimat ile başlayan bu düş, bir Osmanlı perestroykası olarak, milliyetçilik tarafından dışlanarak çok kültürlü ve etnik yapılı Osmanlı toplumunun mahvı kararlaştırıldığı zaman söndü. Celal Bayar’ın yazdığı “Ben de yazdım. Milli mücadeleye giriş» adlı kitabında söylediği gibi Jön Türkler Osmanlı İmparatorluğu Rumlarını Eşref Kuşçubaşı’na atıfen ‘vücuttaki tümörler’ veya ‘dahili tümörler’olarak görüyorladı.”(5)

Pontos’ta 1.Savaş sırasında uygulanan baskı, sürgün ve katliamlar savaş sonrasındaki mütarekede de yaygındır. Mütareke Pontoslular açısından bir değişiklik getirmemiştir. Sıkıntılar savaş sonrasında da devam eder. Bölgede Topal Osman çetesi tarafından uygulanan sistemli bir şiddet sözkonusudur.(6) Osman Ağa, daha sonra bölgeye 46. Alay komutanı olarak daha donanımlı gelecek. Sonrasında Muhafız Alay komutanlığına kadar yükselecektir.

1919 Paris Barış konferansına sunulan bir deklarasyonda Pontos bölgesindeki sıkıntılar şu sözlerle ifade edilmiştir: “Mütarekeden beri, Osmanlı Hükümetinin garantisine rağmen, Karadeniz kıyılarında zulüm ve kışkırtmalar devam etmektedir. İslâm halk silahlandırılıyor, Hıristiyanlar ise, silahsızdır. Mütarekeden sonra, yalnız kıyı kasabalarında güvenirlik iade edilmiştir. Cinayetlerinin cezasız kaldığını gören Türkler, yeniden soygunculuk ve öldürmelere başlamışlardır. Böylece güvensizlik kıyı şehirlerine de sıçramıştır. Her tarafta Türk millî çeteleri kuruluyor. Harpten Önce ve harp içerisinde Türkiye’den kaçan Rumlar, bu yüzden eski yurtlarına dönemediler, tekrar Rusya’ya gitmeğe başladılar. Bolşevik ihtilâlini ve onun idaresini Türk kırımına yeğ tutmuşlardır, yardımınızı bekliyoruz”.(7)

Mustafa Kemal 24 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisinde söylediği uzun nutkunda Pontos sorununa değinerek, “Rumların egemenlisini, İslâm unsurunun köleliğini gözeten, Atina ve İstanbul’daki ko-mitelei tarafından idare edilen Pontus devleti teşkili fikri, Karadeniz kıyılariyle, kısmen Amasya ve Tokat’n kuzey ilçelerinde yaşayıp Osmanlı Rumlarının hayalhanelerini çılgınca bürüdüğünü” belirttikten sonra, “Anadolu’nun ortasındaki güvenlik sorununu çözmeye memur kuvvetlerin büyücek bir komuta altında birleştirilmesi” gerektiğine işaret ederek Sakallı Nurettin Komutanlığında Merkez Ordusu’nun oluşturulması karalaştırılır. Giresun’da kurulan ve fahrî komutanlığına Osman Ağa’nın   (Topal) (8) atandığı 47 nci Piyade Alayı da sonradan Merkez Ordusu kuruluşuna alınır. Bu Alay 16 Nisan 1921’de Ümit vapuru ile Samsun’a intikal etmiş ve orada 15 nci Tümen deposundan yeniden silahlandırılmıştı. Alay ile birlikte dört toplu bir batarya da Samsun’a getirilir.

Bağımsız bir Pontos(9) fikri olmakla birlikte Batı Pontos bölgesindeki direnişler öz savunma organizasyonlarıdırlar. Savaş sonrasında bölgeleye dönebilen köylülerin güvenliklerinin korunmasına yönelik olarak bir ayaya gelmişlerdir. Baskı yükselip sistematik hale geldiğinde bu gruplarda da organize olup bir komuta altında birleşip karşı koymaya çalışacaklardır.(10)

Merkez Ordusu kumandanı Sakallı Nurettin derhal icraatlarına başlar: “İstanbullu ve İzmirli papazlar, halkı düşünce bakımından zehirlediklerinden bunların sınır dışına çıkarılmaları için, 9 şubat 1921 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi çıkarılır. Samsun Metropolit Vekili Eftimos, Başrahip Platon Metnoz da bu arada İstiklâl Mahkemesine sevk edildiler.3 Şubat 1921 tarihinde Merkez Ordusu Komutanlığı ve İstiklâl Mahkemesince alınan ortak bir kararla, Pontuscukla ilgilenenlerin tutuklanarak haklarında kovuşturma yapılmasına geçildi. Bu arada Merzifon’daki Amerikan Koleji askerî makamlarca basıldı, Amerikan eğitim kurulu memleketten çıkarıldı.”(11) Bu tedbir Hariciye vekili Ahmet Muhtar tarafından İstanbul’da Amerikan Temsilcisi Amiral Bristol’a bildirilir.(12) Doğaldır ki Bristol’dan ses çıkmaz.

Canik Sancağı Mutasarrıfı Sezai’nin 31 Mart 1921 tarihindeki İçişleri Bakanlığı Yüce Makamına ibareli 287 sayılı Gizli yazısında bu tutuklamalara ilişkin bilgi verilir:

30 Mart 1921 tarih ve - numaralı şifreye ektir. Soruşturma evraktan ile 19.2.1921 tarihli ve 206 numaralı ben acizlerinin yazısı ile Amasya’da İstiklâl Mahkemesine sevk edilmiş olan Rum öğretmenlerinden Pandeli ve Elomis, Kozme, reji memurlarından Çolak Yakof, metrepolithane katibi Kosti, Terzibaşı oğlu Kostantin, tahsildar Arslanoğlu İstavri, Yanko oğlu Dimitri adlı şahısların idare ettikleri Kadıköy Rum Gençleri İdman Klübü unvanlı derneğin … bugün Amasya’da tutuklu bulunan adıgeçenler haklarında ona göre soruşturmanın genişletilmesi ve derinleştirilmesi ve metrepolit vekili Eftimos’tan da açıklama istenilmesi hususunun gerekli görülenlere emir edilip bildirilmesi Merkez Ordusu Kumandanlığına yazı ile bildirilmiş olmakla bilgi olarak arz olunur.(13)

Polis müdürü Tevfik Hadi [Baysal] tarafından Canik mutasarrıflığına gönderilen 22.11.1921 tarhli yazısından dava dosyasının Polis tarafından hazırlandığı anlaşılmaktadır: … Samsun’un Kadıköy’ünde Papas oğlu Todor’un evinde silah gizlendiği haber alınmakla usulen yapılan aramada evrak arasında Pontus mühür ve arması mevcut ve elde edilen bir para makbuzunun incelenmesinde Ateşkesten sonra Rum okulu öğretmenlerinden Pandeli Valolis’in başkanlığında Çolak oğlu Yakof, metrepolithane kâtibi Şeref oğlu Kostt, Kaba İkolonos, Murat oğlu Kaya Adakoydis, İkonomidis, Mum Boyacı oğlu, Sllvos oğlu Yuvani, Berber oğlu Dimitri, Yorgoda Kostitos, Kompomidi Hambo, Yuri Katros, Kosti Royanaki Lefteryadi’nin üye sıfatıyla katıldıkları 217 kişilik, görünüşte jimnastik, çalgı, tiyatro ve sosyal şubelerden oluşan Rum Gençleri İdman Klübü unvanıyla izin almaksızın kendiliklerinden bir dernek kurulması ve birçok paralar topladıkları ve makbuzunun Rumlardan toplanılan para makbuzu olduğu …Samsun Rum göçmenler komisyonundan İstanbul’da Patrikhanede Rum göçmen komisyonuna para toplanmasına dair yazılıp sansürce alıkonulan mektupta yazılı olanlar metrepolithanede arama ve soruşturma yapıldığı takdirde Pontus cemiyeti teşkilâtına ait evrakın elde edileceği inancım güçlendirmekle durum arz olunduğunda İçişleri Bakanlığının 1 Şubat 1921 tarih ve 1146-424 numaralı şifre telgrafnamesinde Rum göçmen komisyonunu teşkil eden şahısların tutuklanması arama ve soruşturma yaparak ve evrak ve belgeleriyle İstiklâl Malikanesine gönderilmeleri emir edilip bildirilmekle metrepolithanede arama yapılmıştı. Metrepolithanenin aranmasında elde edilip 24 parça zarf içerisinde olduğu halde İstiklâl Mahkemesine gönderilen ilişik listede yazılı olan diğer evrak ve belgeler ile 3 takım soruşturma evrakı 17.5.1921 tarih ve 524 numaralı yazı ile arz olunduğunda Pontus teşkilâtının Samsun merkezi başkanları ve diğer faal üyeleri ile birlikte Amasya’ya gönderilmiş ve Pontus teşkilâtının Samsun şehir merkezi ile buna bağlı olan yerlerden daha sonra Amasya tarafından getirtilen deliller ve diğer kişiler ile yargılanmaları yapıldığı ve kanunî gereklerinin yerine getirildiği, asılları diğer teferruatıyla İstiklâl Mahkemesine sevk edilen tüzüklerinin bir sureti ile Samsun Pontus Merkezi adına alınan ve Samsun merkezinden sarf edilen paraların elde edilen miktarı hakkındaki kayıt ve bilgilerin ve yazışmalarından birisinin birer suretinin ilişik olarak takdim kılındığı arz olunur efendim.(14)

Pontos’ta Merkez Ordusu ve yedeği Topal Osman tarafından askeri operasyonlar sürerken tuklananlarda teşkil edilen “Mahkeme” önündedirler. “Bir taraftan askerî hareketler yürütülmekle beraber diğer taraftan da Pontus teşkilâtını meydana getirmiş ve bunca mezalim ve facialara sebebiyet vermiş olan şahıslar hakkmda kanunî kovuşturmaya girişilmiş ve yakalananlar-Amasya’da Büyük Millet Meclisi seçilmiş üyelerinden oluşan Samsun Bölgesi İstiklâl Mahkemesine gönderilmiş ve emanet olun-muşlardır.

1921 yılı Ağustosunda işe başlayan adıgeçen mahkeme değişik tarihlerde Merzifon, Samsun, Trabzon, Giresun, Ünye, Ordu ve diğer yerler Pontuscularına ait yargılamalar ile uğraşarak zanlılar hakkında hak ve adaletin gereklerini yerine getirmişlerdir. İstiklâl Mahkemesinin Pontuscular hakkında vermiş olduğu kararlardan bir takımının gerektirici sebepler kısmını aşağıda bilginize sunuyoruz.”(15) Denilerek suçlamalardan örnekler verilmiştir. Ancak açıklanan resmi belgelerde verilen cezalara ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Bu mahkemelerde Hıristiyanların yanında verilen emirlere uymayan Müslümanların da idam edildiklerini verilen kararlardan anlıyoruz.