Startseite Beez5

cangözü ile görmek

Cangözü İle Görmek

Ali Ülger

 

Zaman ve siyaset hızla akıp gidiyor. Kimi zaman insanlar, topluluklar bu akıntının içinde kendilerini kaybederler.

 

Dünyada ve memlekette değişimler, dönüşümler öylesine hızlı yaşanıyor ki, insan bu hıza yetişemeyince tarumar olup eziliyor asimilasyondan kendi yakasını kurtaramaz bir hâle geliyor..

 

Sovyetlerin, Doğu Avrupa’nın hızla çözülmesi çok ciddi aydınlanmayı da beraberinde getirdi.

 

Yugoslavya, Arap-Baharı, Yakın-Doğuda işletilen siyasetler bizleri de derinden etkilemektedir.

 

Kürt ulusal kesimlerinin içine girdikleri yeni dönemde biz Kızılbaşları direk etkiliyor.

 

 

A. Öcalan’ın tek başına yürüttüğü MİT ile barış süreci de PKK’nin hukuki ve siyasi işleyişini de açık sergilemesi açısından önemlidir.

 

TC. Devletinin elinde tutsak bulunan bir liderin özgürlük mücadelesine tek başına kendini yetkili ve hâkim görmesi de sağlıklı bir davranış ve demokratik bir tutum değildir.

 

Güney Kürdistan’da yapılan ulusal birlik toplantılarına Kızılbaş Kürtlerin davet edilmemesi de biz Kızılbaşlara güven vermemektedir.

* * *

Dersim festivali yapıldı. Katılan ve organize edenlerin kendi iç dünyalarını kendi işleriyle ortaya koydular.

 

"iş kişinin aynasıdır"

deyimi çok güzel süzülüp söylenmiş doğru sözdür. Bu hâliyle Dersim Festivali için de geçerlidir.

 

Kürt devleti istemeyen beyaz Kürtler Türk kardeşleriyle insanca barış içinde bir arada(!) TC dâhilinde yaşayabileceklerinin ön anlaşmasını TC devletinin gizli istihbarat teşkilatı şefiyle ortaklık yapıyorlar. CC. Allah hayırlı uğurlu eylesin deriz. İstemeyenleri de Cin-Şeytan çarpsın diyelim.

 

Bizim çok açık ne TC devletinin ne de A. Öcalan’ın bu ortaklığına güvenimiz yoktur.

 

Bu iş Kedi Fare kardeşliğidir.

 

Şimdi Dersim Festivaline bu ruhun gölgesinde ev sahipliği yapanların da işleri bu gölgenin altında kalmıştır. Dersime bu ittifakı bu kardeşliği dayatan devlet Apo siyaseti dayatılmıştır. Bu yaklaşıma destek azalmıştır. Giderek de azalacaktır. Hayırlı bir gelişmedir...

 

Diğer yanda da devlet Apo ittifakına karşı çıkıp devletin diğer kesimine sığınanların da siyasetleri Dersim’e hiç hayır getiremez. Çünkü bu siyaset CHP aracılığıyla işletilmektedir. CHP Dersim ve diğer katliamların ve soykırımlarının birincil dereceden sorumlusu! CHP gölgesine giren Solcuların ve Zazacıların günah ve suçları devletin MİT-APO ittifakından daha az değiller!...

 

* * *

CHP daha önce MHP ile ortak hükümet kurdu. Bu ittifaka hiç bir Alevi - Bektaşi örgütlenmelerinin karşı tepkisi olmadı.

 

Yakın gelecekte yapılacak olan seçimlerde CHP ve müritleriyle yeni ittifaklar gündeme gelecek. CHP, MHP, İP ve diğer yedek solcular ile oluşabilecek bloka karşı açık tavır alan Alevi - Bektaşi örgütleri olacak mı? Bunu hep beraber göreceğiz!.

 

* * *

Devletin her iki kolu da toplumda var olan siyasal gurupları kendilerine yedeklemek için özel çaba gösterirler. Bunu başaramazlarsa bastırmaya etkisiz hâle getirmeye çalışırlar.

 

Tam da bu noktada Kızılbaş-Alevi-Bektaşi topluluklarının var olan örgütlenmeleri devlet tarafından parsellenip mülklerine geçirilmiştir.

 

Bu zapta geçirilmeden rahatsız olanların bu işgalin dışında kendini ifade edecek öz örgütlülüğünü oluşturması gerekiyor.

 

Devlet partilerinin Kızılbaş-Alevi siyaseti tektir "Kızılbaş-Alevileri önce Türk yapılacak. Sonra da devletin müsaade ettiği kadar da Müslüman yapılacaklar. Bunlara uymayanları da imha edilecektir." Kızılbaş-Alevilere uygulanan devlet siyaseti TC tarihinde hep böyle olmuştur. Yapılan katliam soykırımları bu devlet kuramının ürünleridir.

Şimdi bunları bilen sadece biz miyiz? Elbette hayır. Kızılbaş-Alevi örgütlenmelerindeki kadroların hemen hemen tümü bunu bilirler. Ama gereğini yapmazlar! Çünkü maraba kalmaya iman etmişlerdir de ondan.

Bu durumlarını bilip de boyun eğenlerimiz Hınzır Paşalar elbette düşkündürler. Kapılarının önünde KARATAŞ vardır!...

 

* * *

Kızılbaş-Alevilerin de kendi partisi olsun dendi mi hep bir ağızdan "hayır olmaz" diye yükselen devlet partilerinin ve marabalarının korosuyla karşılaşıyoruz. Demek ki yaraları var gocunuyorlar!...

Haklı bir talebin sesini bastırmak için...

 

"Kızılbaşın kestiği yenmez"

"Kızılbaşa selam verilmez"

"Kızılbaşın malı canı ırzı helaldir"

"Kızılbaşı öldüren cennete gider" "Kızılbaş elinde ölen ve şehit(!) Müslüman’a cennet garantisi var"

"Kızılbaş-Aleviler ana bacı tanımazlar! Mum söndürürler"

 

Bu kanlı fetvanın tam metnini alttaki adresten görmek mümkündür.

 

http://www.kizilbas.biz/belgeler/101-seyhuelislam-ebussuud-efendi-fetvalari.html

"Hz. Ali’yi sevmek Alevilikse ben dört dörtlük Aleviyim diyen Başbakana soruyorum?!  Siz de Bizim gibi KIZILBAŞ-ALEVİ MİSİNİZ?!

Atalarınızın kanlı fetvalarına kendinizi de dâhil ediyor musunuz?

Osmanlı Devletinin almış olduğu insanlık suçu olan bu fetvalar TC Devletinde de yürürlüktedir.

Bu utanç verici fetvaların kaldırılıp özür dilemeyi öneriyorum!..

 

* * *

Kızılbaş-Aleviler içinde İslam Müslüman, AKP düşmanlığı yapanların düşürüldükleri durumları vahimdir. Bu siyaset devlet siyasetidir.

 

Müslümanlar içinde de Kızılbaş-Alevi düşmanlığı da devlet siyasetidir. Her iki kesim de devletin hâkimiyeti için bu iğrenç siyasete maraba yapılmışlardır.

 

Her iki kesimde var olan dürüst samimi bireylerin bu bölücü asimilasyoncu ırkçı siyasetine karşı çıkmasını öneriyorum, Talep ediyorum!

 

Kızılbaş-Alevilerin de kendi siyasal, ekonomik, demokratik taleplerimizi kazanmak için siyaset alanına kendi öz örgütümüz ile kendi gücümüz ile çıkıp mücadelemizi yükselterek haklarımızı kazanabiliriz.

Bugüne kadar devlet partilerinden medet umarak hiç bir basit sorun çözülmediği gibi sorunlarımıza da zam yapılmıştır.

 

* * *

Kızılbaş-Alevilerin siyasal öz örgütlenmemizin sorunları tartışmak kamuoyuyla açık, yüz yüze konuşabilmek için son baharda Ankara’da bir konferans hazırlığımız var. Tarih, gündem, yer ve zaman bilgilerini yakın gelecekte kamuoyumuz ile paylaşacağız.

Bilgi ulaşım çağında yaşıyoruz. Kurulacak öz Partimizin var olan klasik partilerden farklı olmalıdır. Modern teknik teknolojik donanımlar ile yüklenmelidir. Şiddetin, terörün dışında barışçıl, demokratik değerler ile donatılıp açık siyaset geniş katılımlar ile gelişmelidir.

 

Yenilenme, yeniden yapılanma ile demokratikleşme önümüzde duran ciddi bir sorumluluktur.

 

- Ya adam gibi kendimize sahip çıkacağız!

 

- Ya da devletin ırkçı inkârcı asimilasyoncu siyasetine yem olacağız!..

 

Saygılarım ile

 

can cana