Rober Koptaş'a Bir Mektup

Rober Koptaş'a Bir Mektup

Erdem Özgül 

Siz Agos gazetesinde yayınlanan 'Kiminin kahramanı, kiminin katili' köşe yazınızda diyorsunuz ki: "Ulus-devletler, milliyetçilikler, kahramanlara ihtiyaç duyar, hatta kahramanlar olmadan var olamazlar. Kahramanın kimliği ise, o toplumun ruhu hakkında bize çok şey söyler.

Devamını oku...

HEMŞİN VE HEMŞİNLİ ERMENİLER,

HEMŞİN VE HEMŞİNLİ ERMENİLER,

1914-1921 YILLARINDA HEMŞİNLİLER, PONTUS VE ERMENİSTAN 

Prof. Richard G. Hovhannisyan 

1914-1921 YILLARINDA HEMŞİNLİLER, PONTUS VE ERMENİSTAN 

Ermeni ve Ortadoğu Tarihi profesörü, California 

1914–1921 yılları arasındaki dönem, Pontus’un Çoruh Nehri vadisinden Trabzon, Gümüşhane ve Samsun şehirlerine kadar olan bölgede ikamet eden Hemşinli Ermeniler için büyük önem taşımıştır.

Devamını oku...

Hamide Yiğit: Suriye'de yaşananlara ve mezhep gerilimine Hatay'dan bakmak

Savaşın kapı eşiğinde patlayacağı korkusunu yaşayan bir halk. Ekonomisi durmuş, kazancı bitmiş, ekmeği küçülmüş bir Hatay. Bugüne kadar kardeşçe yaşadığı hemşehrilerinden ayrıştırılmak, kimliği, mezhebi öne çıkarılarak bir birine kırdırılmak istenen Hatay halkı. Sürekli akrabalarından ölü-yaralı haberleri alan, almaktan hep korkan Hatay…

Devamını oku...

Garbis Altınoğlu: Kürt Ulusal Hareketi ve Geçmişle Yüzleşmenin Dayanılmaz Ağırlığı

“Bütün ölmüş kuşakların geleneği, yaşayanların beyinleri üzerine bir karabasan gibi çöker.” Karl Marks

“Kürtler’de ağırlıklı yaşanan, kendi egemenleri ve sömürücülerinin sahip oldukları bir devletten ziyade, başka etnik kökenden hanedanlar veya sınıfların hakim oldukları devletlere ortak olmaktan, en kötü uşaklığa kadar giden bir siyasî tarihin resmîyet kazanmasıdır.” Abdullah Öcalan

Giriş

Ben bu yazıda PKK’nın, Kürt halkının ya da toplumunun tarihinde önemli bir yer tutan kirli bir geleneğe sahip çıkma ve özü, Kürt halkının/ toplumun feodal önderlerinin Osmanlı-Türk gericiliğiyle işbirliği yapma olan bu geleneğini sürdürme eğilimi üzerinde duracağım. Aslında bu konuya değişik yazılarımda yer yer ve belirli ölçülerde değinmiş bulunuyorum. Ancak, Türkiye ve Ortadoğu jeografisinin devrimci dönüşümünde önemli bir rol oynamaya aday olan ve bağrında önemli bir devrimci potansiyel taşıdığını kanıtlamış bulunan bir halka önderlik eden PKK ve onun yöneticileri, sözünü ettiğim tarihsel kamburdan kurtulmak için herhangi bir adım atmamış, dahası bu kamburu özenle muhafaza etmişlerdir. Bu husus, sözkonusu eğilimin daha kapsamlı bir tarzda ele alınmasını gerektiriyor.

Devamını oku...

Murat Küçük: Alevilik İslamiyet İçerisindedir

Tarihte ve günümüzde Aleviler hakkında süregelen temel tartışma Müslüman olup olmadıklarına ilişkindir. Çoğu Sünni ve Şii Ulema’nın bilinen fetvalarına son yıllarda Aleviler arasında yaygınlık kazandığını gözlemlediğimiz “Alevilik İslam dışıdır” iddiası eklenmekte. Bu iddianın savunucuları İslam öncesi çağlardan kalma inanç motiflerini Aleviliğin İslam dışı bir inanç olduğunu ispat amacıyla yorumlamaktadırlar. Kimi değerlendirmelerde cem ayinlerinin Şaman törenlerinin etkilerini taşıdığı, kimi değerlendirmelerde ise eski Anadolu halklarının bereket törenlerinin İslam perdesi altında sürdürülmüş hali olduğu belirtilmekte.

Devamını oku...

Ali Usta: SÖYLENCELERİN BİZE BIRAKTIKLARI

Peygamberlerin Şeyhi İbrahim

Başlığı görünce Kurban masalı da hemen aklınıza gelmiştir.

Kurban tapınması, insanlık kadar eski bir tapınma yöntemidir.

Devamını oku...

Süleyman Deprem: TOPLUMSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK VE YOZLAŞMA

Sömürü sisteminin sürekliliği, yarattığı toplumsal yozlaşma ile doğru orantılıdır. Bu yozlaşmayı her alanda özel projelerle geliştirir.

Sermayenin din,imanı, namusu,ahlakı yoktur. İnsani değerlerin tümü önemsizdir. önemsediği Tek şey Kar dır. Bunun için tüm değerler kullanılabilir, satılabilir, feda edilebilir. Yeter ki sermaye (Anapara) çoğalsın ve iktidarını pekiştirsin. Ancak, kitleleri kandırmak, kendisine bağımlı kılmak için; din,namus,ve ahlak adına kurumlar oluşturur. Yasalar çıkarır. Kendi çıkarı adına bu yasaları halka dayatır. Bu insani değerlerle parasal zenginlik kazanılmaz. Bu değerleri taşıyanlar “zengin” olamazlar. Yani, “ahlaklı ve namuslular sermayedar olamaz. Sermayedarlar ahlaklı olamaz.

Devamını oku...

Ali Erdoğan: Suçlu kim ve kimler?

Bu olay ne ilk ve ne de son olacaktır. Olay Malatya’nın Doğanşehir ilçesinin Sürgü beldesinde geçer.

Ramazan davulcusu davulu çalarken, Alevi bir vatandaş, davulcuya “hastamız var, burda davulu çalma” der. Davulcu, kendisine ve inanışına hakaret edilmiştir anlayışiyla, gider camidekilere söyler. İkinci gün örgütlenerek 500 kişiyle aynı evin önüne gelir davulu çalmaya başlar. Ses gelmeyince tokmağıyla evin camını kırar. Maksat evin sakinleri dışarıya çıksın diye. Evin sahibi dışarıya çıkar çıkmaz, saldırıya uğrar. Dövülür. İkinci bir Madımak olayını yaratmaya çalışırlar. Kalabalık, önce istiklal marşını okur. Sonra, “Sürgü Alevilere mezar olacak, Allahü ekber” diye ev taş yağmuruna tutulur. Bu olay bir münferit olay değildir. Devletin, siyasi ve dini ideolojisinin gereği olarak bahaneler yaratarak, tek ırk, tek dil, tek din inanış felsefesini hayata geçirmek için, bunun öncesi de var: Maraş, Gazi, Sivas, Çorum, Malatya, Elbistan,... ve Kırıkhan olaylarını meydana getirmediler mi? Daha dün diyebileceğimiz, Köyde bir tek Sünni olmamasına karşın, Alevi köyüne imam atadılar. İmam her gün ezan okudu. Bu yetmiyormuş gibi, yakın kasabada arabalarla adan getirmiş Alevi köyünde Cuma namazını kıldırmışlar. Didim, Çorum, Adıyaman’da, Alevilerin evlerine küfürler ve işaretler yazdılar. Keza İzmir’de de aynı şeyi yaptılar. Yetkililer hep münferit dedi. Kimseye ceza verilmadi. Oysaki cezasız suç, yeni suçlar üretiyor.

Devamını oku...

Süleyman Doğan: “O ALİ BİZİM ALİ”

Türk İslam sentezi, Kürt İslam sentezi derken, şimdide Alevi İslam sentezi çıktı ortaya. Evet yanlış duymadınız, Alevi İslam sentezi! Bu da büyük bir projenin pir parçası!

Geçenlerde televizyonda ‘tarafsız bölge’ de Alevilerin tartışmasını izledim. Bir de karavana onbaşısı gibi mağrur bir duruş sahibi eski diyanet başkanı Süleyman Ateş de vardı. Fakat ben eski diyanet işleri başkanının bir sözünü çok beğeniyorum. Daha önce yine bir tartışmada şöyle ” Yahu, O Ali bizim Ali’miz size ne oluyor?” demişti. Çok doğru bir söz. Katılmamak elde değil.

Devamını oku...